Corlulu Ali Paşa Medresesi-Erenler Nargile
Anlatmak İçin Yaşamak, başucu kitabı olma yolunda giden bir performans. Henüz ilk sayfalarda kavradı beni bırakmıyor. Hukukumuz eskiye dayanıyor sanki; Gabido kadar olamasam da anlatmak için yaşadığımı hissediyorum bazen.
İlk ziyaretimin dersane çıkışı olması büyük ihtimal, sonuncunun da sanki bir yemek üstüne sohbet keyfi amaçlayanlarla birlikteyken olduğu kesin ama tam tarihler yok aklımda. Geçerken dikkatle bakmazsanız şayet, bir kabristanın önünden geçip gittiğinizi düşünürsünüz. Belki de oraya bakmanın günün dengesini alt üst edeceği gerekçesiyle çevirirsiniz başınızı mezarlıktan. Ama biraz daha derin bakıp da dar koridorun ardını görebilseniz...
Girişte ayaklı bir tabelada fiyat listesi. Orayı hemen geçince güzelce bir şadırvanın etrafında minderler, küçük çok küçük sandalyeler. Sonra sağında ağaç gölgesinde duvara dayalı minderler küçük sehpalar ve dostlar...
Çemberlitaş ile Beyazıt arasında kalan Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nde bizim ekip eksiksiz oradayız. Reis, Osman, Murat, Tolga, Cem, Umut, Halil bazen Önder arada da Egemen. Herşeyin konuşulabildiği güzel günler. Mustafa Abi bizimkilerin tömbekiye ateş vermekten yorgun, sürekli takılma halinde. (Yıllar sonra Ürolog Dr. Cem Kezer'e ameliyat ettirmiş ya kendini büyük cesaret.) Aklımızda o günlerde kim bilir neler var? belki her öğrencinin kabusu öss (bilerek küçük harfle) belki karşılıksız bir aşkın ızdırıabı ama en çok ezeli-ebedi FB-GS sohbeti. Şimdi toplayabilmek bu kadroyu eksiksiz olarak tabi, FB'nin GS'ye Kadıköy'de yenilebilme ihtimalinden bile zayıf.
Bitmeyen işler yüzünden ara verdiğim yazıyı toparlamaya çalışırken baktım ki, 3'lü zirve ekibiyle gitmişiz Çorlulu'ya. Hepimizde bambaşka heyecanlar, artık konular değişmiş daha ciddiyiz ama değişmeyen tatlı sohbetimiz ve de Mustafa Abi. Biraz farklı bir konsept getirmişler Çorluluya, turist sayısındaki artış havasını da değiştirmiş. Diğer büyük bir değişiklik ise iç tarafa doğru bahçeye de plazmaların konulması. Benim pek hoşuma gitmedi bu durum açık söylemek gerekirse, malum tv büyük bir sohbet kesici.
Yolunuz düşerse demek istemiyorum. Bir cumartesi öğleden sonrasında gidin Çorlulu Ali Paşa'ya. Serinliğin, huzurun keyfini çıkarın ama illa ki eski dostlardan bari birkaçı sizinle olsun.
Bitmeyen işler yüzünden ara verdiğim yazıyı toparlamaya çalışırken baktım ki, 3'lü zirve ekibiyle gitmişiz Çorlulu'ya. Hepimizde bambaşka heyecanlar, artık konular değişmiş daha ciddiyiz ama değişmeyen tatlı sohbetimiz ve de Mustafa Abi. Biraz farklı bir konsept getirmişler Çorluluya, turist sayısındaki artış havasını da değiştirmiş. Diğer büyük bir değişiklik ise iç tarafa doğru bahçeye de plazmaların konulması. Benim pek hoşuma gitmedi bu durum açık söylemek gerekirse, malum tv büyük bir sohbet kesici.
Yolunuz düşerse demek istemiyorum. Bir cumartesi öğleden sonrasında gidin Çorlulu Ali Paşa'ya. Serinliğin, huzurun keyfini çıkarın ama illa ki eski dostlardan bari birkaçı sizinle olsun.
Yorumlar