Sıdıka 'Bir Aşk Başlangıcı'
Nereden başlayacağıma karar veremediğim bir taslak konuyla en son üniversite 1. sınıfta hukuka giriş dersinin 2.sorusunda karşı karşıya kalmış olabilirim. En kötü ihtimalle mesleğe başladığımız ilk dönemde gelen sarıya boyalı sorular üzerine aklımdakini yazıya dökmeye ilişkin sıkıntı yaşamış olmalıyım. Ama halen geciktiğine göre girişim, tam kuramıyorum kafamda çatıyı. Aslında Behçet Necatigil'in (sevebildiğim 5 yeryüzü şiirinden biri olan) 'Sevgilerde' isimli şiiri ile mi başlamak lazım bilemiyorum. ama deniyorum.
'Sevgileri yarınlara bıraktınız çekingen tutuk saygılı.' - 'Ama bu kitabın bir tarafında işaret olmalı bir sayfası kıvrılmış olmalı' diyen güzel kızla tam bir çember halinde hareketteyiz, önce Tepebaşı sonra Maçka (film olmayınca) tekrar Beyoğlu ve filmin sonunda (Aşk Geliyorum Demez, gerçekten demez) tekrar Akaretler.
'Tam da önünde inmişiz.'
Akaretlerden Fulya istikametinde giderken Migros'u geçince takribi 8-9 bina sonra SIDIKA... Küçük, gösterişsiz, rahat ve aslında kolayca bulunabilecek ve test edildiği kadarıyla bir daha bir daha gelinecek bir yer. Sıdıka'nın namını meze restaurantı olarak duyduk ve reddedilemeyecek bir teklif aldım Sıdıka'ya gitmek üzere, çocuklar gibi bir kutlamayla kabul etmişim öyle diyor davet eden melek...
Duvarda asılı duran kara tahtaya yazılmış menuyu acele etmeksizin incelemekle başladık işe, daha önce tatmadığım lezzetler (antep fıstıklı peynir ezmesi ve efsane tatlı abidin) ilk gözüme çarpanlar oldu deniz mahsulleri ile arası olmayan biri olarak. Ancak severek tükettiklerimin içinden lakerdayı menude görmek bir mutluluk hissi yaysa da o akşam lakerda-soğan-rakı üçlemesine meyilli olmadığım için bir başka ziyarete erteledim.
Ve bu güzel şık gecede bizlere eşlik etmeleri için önce kalamar tava ve mevsim salata seçtik; kalamar bütün olarak kızartılmıştı, halka şeklinde dilimlenmesi her ne kadar yaygın tercih olsa da lezzeti ön plana çıkarırsak tartışmasız olarak kalamarın başarılı olduğunu söylemek gerekir. Melek (o zaman henüz iyelik eki kullanmıyordum sesli olarak) denize ve Cunda'ya (ve sonrasında ne mutlu ki bana) sevdalı olduğu için balık tercihini çipuradan yana kullandı, bense çinekop seçtim. İlk kez bir çinekopu bu kadar beğendim, ızgara oluşunun etkisi çok büyük tabii ki. İçecek tercihimizi belirlerken meleğin isteğine uyarak beyaz şarapta karar kıldık ve güzel bir şişe şarap tükettik gece boyunca süren eşsiz sohbet süresince.
Sohbet arasında tatlı olarak 'Abidin' siparişi verdik ve gelir gelmez kendisini büyük bir mutlulukla tükettik. Tüketim sırasında tatlının isminin Nazım'ın 'Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?' dizesinden türetiği yönünde görüşlerimizi belirttik ve içten içe anladık ki Sıdıka'da sonsuz bir mutluluk resminin ilk fırça darbeleri atılıyordu.
Uzun uzun konuşmamız gerekiyordu ve aslında Sıdıka bize sadece ev sahipliği yapacaktı, bu mükemmel ev sahipliği ömrümüzün sonuna kadar unutamayacağımızdan eminiz. İşin teknik boyutuna gelirsek, Sıdıka mutlaka gidilmesi, lezzetli yemeklerinden tadılması gereken bir yer (Şair Nedim Caddesi no:38 Beşiktaş), müşteriye yaklaşım oldukça iyi, rezervasyon ( 0212 259 72 32) yaptırmanızda fayda var mekan çok büyük değil, fiyatları soruyorsanız meleğin davetlisi olduğum için hesaba karışmadım, şimdi çıktık ve onunla çok romantik bir yürüyüş yapıyoruz, hem de kolkola ve sonrasında itiraflar itiraflar itiraflar...
Duvarda asılı duran kara tahtaya yazılmış menuyu acele etmeksizin incelemekle başladık işe, daha önce tatmadığım lezzetler (antep fıstıklı peynir ezmesi ve efsane tatlı abidin) ilk gözüme çarpanlar oldu deniz mahsulleri ile arası olmayan biri olarak. Ancak severek tükettiklerimin içinden lakerdayı menude görmek bir mutluluk hissi yaysa da o akşam lakerda-soğan-rakı üçlemesine meyilli olmadığım için bir başka ziyarete erteledim.
Ve bu güzel şık gecede bizlere eşlik etmeleri için önce kalamar tava ve mevsim salata seçtik; kalamar bütün olarak kızartılmıştı, halka şeklinde dilimlenmesi her ne kadar yaygın tercih olsa da lezzeti ön plana çıkarırsak tartışmasız olarak kalamarın başarılı olduğunu söylemek gerekir. Melek (o zaman henüz iyelik eki kullanmıyordum sesli olarak) denize ve Cunda'ya (ve sonrasında ne mutlu ki bana) sevdalı olduğu için balık tercihini çipuradan yana kullandı, bense çinekop seçtim. İlk kez bir çinekopu bu kadar beğendim, ızgara oluşunun etkisi çok büyük tabii ki. İçecek tercihimizi belirlerken meleğin isteğine uyarak beyaz şarapta karar kıldık ve güzel bir şişe şarap tükettik gece boyunca süren eşsiz sohbet süresince.
Sohbet arasında tatlı olarak 'Abidin' siparişi verdik ve gelir gelmez kendisini büyük bir mutlulukla tükettik. Tüketim sırasında tatlının isminin Nazım'ın 'Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?' dizesinden türetiği yönünde görüşlerimizi belirttik ve içten içe anladık ki Sıdıka'da sonsuz bir mutluluk resminin ilk fırça darbeleri atılıyordu.
Uzun uzun konuşmamız gerekiyordu ve aslında Sıdıka bize sadece ev sahipliği yapacaktı, bu mükemmel ev sahipliği ömrümüzün sonuna kadar unutamayacağımızdan eminiz. İşin teknik boyutuna gelirsek, Sıdıka mutlaka gidilmesi, lezzetli yemeklerinden tadılması gereken bir yer (Şair Nedim Caddesi no:38 Beşiktaş), müşteriye yaklaşım oldukça iyi, rezervasyon ( 0212 259 72 32) yaptırmanızda fayda var mekan çok büyük değil, fiyatları soruyorsanız meleğin davetlisi olduğum için hesaba karışmadım, şimdi çıktık ve onunla çok romantik bir yürüyüş yapıyoruz, hem de kolkola ve sonrasında itiraflar itiraflar itiraflar...
Sıdıka 'Bir Aşk Başlangıcı'...
Yorumlar