Bir hayal ürünü olarak Rozaje
Weble tanışmamızın üzerinden yıllar geçmiş olsa da blog ile ilk karşılaşma. Birbirimizi pek tanımıyoruz ancak gelecek için umutluyuz...
Dedem Asım Agoviç'in (Türeli) 1960 yılında kardeşi Rasim ile birlikte Rozaje'dan Türkiye'ye göç etme kararı alması sanıyorum ki olaya tanıklık edenler için alışılagelmişin dışında bir durumdu. Evet Türkiye büyük ülkeydi, fırsatlar daha büyüktü ama en küçüğü yaklaşık 4, en büyüğü ise liseyi bitirmiş yaşta olan çocuklara sahip bir aile için kabul etmeliyiz ki hayatı derinden (ve bu satırları okurken bizim hayatta olma sebebimiz oluşuna gülen kuzenlerim için büyüleyici) etkileyen bir karar niteliğinde olduğu muhakkak.
Bir kuşak Asım Agoviç ve ailesinin Rozaje'daki hayatı, günleri, varlığı, ormanı, Türkiye'ye göç hikayesi vb. anlatılar sohbetler ve anılarla büyüdü. Hepimizin aklında farklı Rozaje fotoğrafları olduğu kesin. Benim aklımdaki; Agoviç mahallesi girişinde olduğu söylenen kapıdan sonra önümüze açılan sonsuz mutlulukta insanlar ülkesi. Kapıdan az ileride annem (Hayriye) canım teyzelerimle, dayımın onlar için uydurduğu oyunları oynuyor, henüz 5-6 yaşlarında. Rahmetli ananem rutin işlerle uğraşırken, bir yandan da Pec'e giden dedemin gelişini bekliyor. Sorsak, eminim ki tüm akrabalarımız farklı farklı hayallerle Rozaje'ı anlatacaklardır.
İşte tam da bu hayal ve gerçek karmaşasını kendi adımıza da olsa sonlandırmak adına Emine teyzemin oğlu Saitcan ile 2007 yılı yazında 'Bir hayalimiz var!' diye ortaya çıktık. Hedefimizde Rozaje merkezli, Büyük Balkan Turu projemiz vardı. Önceleri tabi ki bu sadece adı olan bir projeydi ancak ince eledik sık dokuduk, pek çok kaynaktan veri topladık. Fikrimiz (hayalimiz) gelişirken başta annelerimiz olmak üzere herkes bize gülüyor ve 'gidemezsiniz olum' diyorlardı.
Gittik!
Şimdi sıra Rozaje'ı anlatmada.
Bir kuşak Asım Agoviç ve ailesinin Rozaje'daki hayatı, günleri, varlığı, ormanı, Türkiye'ye göç hikayesi vb. anlatılar sohbetler ve anılarla büyüdü. Hepimizin aklında farklı Rozaje fotoğrafları olduğu kesin. Benim aklımdaki; Agoviç mahallesi girişinde olduğu söylenen kapıdan sonra önümüze açılan sonsuz mutlulukta insanlar ülkesi. Kapıdan az ileride annem (Hayriye) canım teyzelerimle, dayımın onlar için uydurduğu oyunları oynuyor, henüz 5-6 yaşlarında. Rahmetli ananem rutin işlerle uğraşırken, bir yandan da Pec'e giden dedemin gelişini bekliyor. Sorsak, eminim ki tüm akrabalarımız farklı farklı hayallerle Rozaje'ı anlatacaklardır.
İşte tam da bu hayal ve gerçek karmaşasını kendi adımıza da olsa sonlandırmak adına Emine teyzemin oğlu Saitcan ile 2007 yılı yazında 'Bir hayalimiz var!' diye ortaya çıktık. Hedefimizde Rozaje merkezli, Büyük Balkan Turu projemiz vardı. Önceleri tabi ki bu sadece adı olan bir projeydi ancak ince eledik sık dokuduk, pek çok kaynaktan veri topladık. Fikrimiz (hayalimiz) gelişirken başta annelerimiz olmak üzere herkes bize gülüyor ve 'gidemezsiniz olum' diyorlardı.
Gittik!
Şimdi sıra Rozaje'ı anlatmada.
Yorumlar