Montecatini
2011 yılı İspanya'daki balayımızda, tur rehberiyle gelecek yıl planlarını konuşur ve İtalya için tavsiyeler alırken Floransa yakınlarında konaklamanın nispeten ucuz olduğu Montecatini isimli bir kasabadan bahsetmişti.
2012 yaz tatili planı İtalya merkezine oturunca Roma'dan sonraki konaklama merkezi olarak Floransa'ya son derece yakın olması ve uygun fiyatlı konaklama imkanı sebebiyle Montecatini'yi seçtik. Floransa Santa Maria Novella tren garından Montecatini'ye gidişimizi anlatmasam olmaz, Montecatini'ye böyle giriş yapmak en güzeli.
Santa Maria Novella'da yaklaşık 10-15 adet tren hattı var. Elinizdeki bilete göre yerel ağlar ile dört bir yana dağılıyorsunuz. Ancak önemli bir nokta var, biletlerdeki tren numaraları ve kalktıkları hatları kontrol etmek gerekiyor. Çünkü aynı yere farklı hattan tren hareket edebiliyor çok yakın zaman dilimlerinde ve bu trenlerin varış noktasına ulaşma zamanları da değişiyor hat farklılıkları sebebiyle. (Floransa'dan Montecatini'ye bir kez 20 dakikada, bir kez de 45 dakikada dönmüşlüğümüz var.)
Ben elimizdeki biletlerde peronu ve tren numarasını karıştırıp başka bir hatta yöneldim. Özge tabii ki diğer bir hatta gitmemiz gerektiğini söylüyordu ve benim söylediğim hatta çok az kalmışken, hem tren numarasının hem de hattın yanlış olduğunu fark ettik. Bundan sonrası hareketine 5 dakika olan trene hem de en uzaktaki hattın en son vagonuna elde bavullarla koşmakla geçti ki bindiğimde pancar bir surat ve sırılsıklam bir t-shirte sahiptim.
Montecatini, kaplıcası ve de Floransa'da pahalı konaklama sebebiyle burayı tercih eden Türk seyahat operatörleri ile meşhurdu, ta ki trende ' A Montecatini Terme' anonsunu duyana kadar. Telaşla yerimden fırlayarak 'Özge geldik, geldik hadi inelim' dedim. İnmemizden 5 dk sonra yanlış istasyonda indiğimizi anladık, neyse ki telefonla taksi çağırabildik ve 10 euro karşılığında otelimizin kapısına kadar 60'lı yaşlarda çok kibar bir taksi şoförü tarafından bırakıldık. Montecatini Centro istasyonunda inseydik, trenden otele kadarlık mesafeyi yürüyebilirdik 10 euro tasarruf olurdu, gülmeyin 10 euro Montecatini-Floransa arası tren parası 2 kişi.
Montecatini'de kalacağımız yeri web üzerinden belirlemiştik, http://www.hotelparmaeoriente.it/ Zannediyorum ki 4 gece için ödediğimiz 210 euro'luk oda kahvaltı toplam ödeme tutarı ekonomik oluşu konusunda sizlere fikir verecektir. Otel çok temizdi, çalışanlar çok yardımseverdi, kahvaltısı gayet iyiydi.
Gittiğimiz gün otelin havuzundan faydalanma isteğimiz (çünkü Roma'da çok yorulmuştuk) sebebiyle öğle yemeğini otelde yedik, pizza gayet lezzetliydi, pizzanın yanında Birra Moretti içtim, içimi bizim ülkemizdeki bira markalarına göre daha kolay olan bir bira tipi, marka 1859 yılından beri birasever İtalyanlara hizmet veriyor ve tabii ki yurtdışı müşterilerine de.
Öğle yemeği sonrasında akşam üzerine kadar havuzda yorgunluk molası verdik, sanıyoruz ki yorgunluktan sanki dünyanın en mükemmel havuzundaymışız gibi saatler geçirdik. Akşam Toscana'ya muhteşem iniyor. Ovaya gün boyu yayılan güneşin yavaş yavaş toplanarak gökyüzünde kaybolma saatlerinde dünyanın daha başka neresi bu kadar güzel olabilir bilemiyorum.
Akşam Montecatini sokaklarında gezmeye başlıyoruz, hava ılık, evlerin tamamı farklı renkte, bazen otel mi ev mi anlamıyorsunuz. Montecatini merkezinde yol kenarında bir resturanta kendimizi atıyoruz bütün gün havuz ve güneşten acıkmış durumdayız. Yol kenarı deyince öyle bizim caddeler gibi günün her saati kalabalık bir yerden bahsetmiyorum, tek tük araç geçiyor. Restaurant görevlisine siparişlerimizi domuz eti olmayan ürünlerden seçeceğimizi söylediğimiz zaman ufak bir şaşkınlık geçiriyor, e arkadaş hani buraya Türkler çok geliyordu, hiç mi bu resturant tercih edilmedi? Gelen siparişlerimizi çok beğenemiyoruz, büyük ihtimalle Montecatini'nin en şık yerlerinden biri ancak biraz fazla turistik bizim Sultanahmet'teki restaurantlar gibi.
Yemek sonrasında Montecatini'nin ana caddesi boyunca ilerliyoruz, binalarda Barok ve Art Noveau mimarı tarzının etkilerini görmek mümkün. Montecatini kasabası sanıyorum Toscana'nın en zengin yerleşimlerinden biri, sokakları gezmeye başlayınca park halinde lüks araçlar ve eski tip binaların altında konuşlanmış pahalı mağazaları da görmek mümkün.
Montecatini'de özellikle orta yaş ve üzeri Avrupalı turistler için harika kaplıca tesisleri var, dönüş gününde keşfettiğimiz ve dışarıdan görebildiğimiz harika bir park vardı, ancak girişinden de anlaşılacağı üzere orta yaş ve üzeri populasyon çok fazlaydı.
Montecatini'den her gün yerel tren ağıyla Floransa'ya, Lucca'ya, Pisa'ya gittik muhteşem bir Toscana turu oldu, hepsi ayrı bir yazı konusu.
Montecatini'de kaldığımız 4 gece boyunca 1 akşamı yukarıda anlattığım gibi geçirdik, 1 akşam çok geç saatte Floransa'dan döndük, 1 akşamı Venedik'ten geç saatte döndük, 1 akşam ise diğer bir yazı konusu olan Montecatini Alto'ya çıktık, muhteşemdi, anlatacağım.
Montecatini'de kalacağımız yeri web üzerinden belirlemiştik, http://www.hotelparmaeoriente.it/ Zannediyorum ki 4 gece için ödediğimiz 210 euro'luk oda kahvaltı toplam ödeme tutarı ekonomik oluşu konusunda sizlere fikir verecektir. Otel çok temizdi, çalışanlar çok yardımseverdi, kahvaltısı gayet iyiydi.
Gittiğimiz gün otelin havuzundan faydalanma isteğimiz (çünkü Roma'da çok yorulmuştuk) sebebiyle öğle yemeğini otelde yedik, pizza gayet lezzetliydi, pizzanın yanında Birra Moretti içtim, içimi bizim ülkemizdeki bira markalarına göre daha kolay olan bir bira tipi, marka 1859 yılından beri birasever İtalyanlara hizmet veriyor ve tabii ki yurtdışı müşterilerine de.
Öğle yemeği sonrasında akşam üzerine kadar havuzda yorgunluk molası verdik, sanıyoruz ki yorgunluktan sanki dünyanın en mükemmel havuzundaymışız gibi saatler geçirdik. Akşam Toscana'ya muhteşem iniyor. Ovaya gün boyu yayılan güneşin yavaş yavaş toplanarak gökyüzünde kaybolma saatlerinde dünyanın daha başka neresi bu kadar güzel olabilir bilemiyorum.
Akşam Montecatini sokaklarında gezmeye başlıyoruz, hava ılık, evlerin tamamı farklı renkte, bazen otel mi ev mi anlamıyorsunuz. Montecatini merkezinde yol kenarında bir resturanta kendimizi atıyoruz bütün gün havuz ve güneşten acıkmış durumdayız. Yol kenarı deyince öyle bizim caddeler gibi günün her saati kalabalık bir yerden bahsetmiyorum, tek tük araç geçiyor. Restaurant görevlisine siparişlerimizi domuz eti olmayan ürünlerden seçeceğimizi söylediğimiz zaman ufak bir şaşkınlık geçiriyor, e arkadaş hani buraya Türkler çok geliyordu, hiç mi bu resturant tercih edilmedi? Gelen siparişlerimizi çok beğenemiyoruz, büyük ihtimalle Montecatini'nin en şık yerlerinden biri ancak biraz fazla turistik bizim Sultanahmet'teki restaurantlar gibi.
Yemek sonrasında Montecatini'nin ana caddesi boyunca ilerliyoruz, binalarda Barok ve Art Noveau mimarı tarzının etkilerini görmek mümkün. Montecatini kasabası sanıyorum Toscana'nın en zengin yerleşimlerinden biri, sokakları gezmeye başlayınca park halinde lüks araçlar ve eski tip binaların altında konuşlanmış pahalı mağazaları da görmek mümkün.
Montecatini'de özellikle orta yaş ve üzeri Avrupalı turistler için harika kaplıca tesisleri var, dönüş gününde keşfettiğimiz ve dışarıdan görebildiğimiz harika bir park vardı, ancak girişinden de anlaşılacağı üzere orta yaş ve üzeri populasyon çok fazlaydı.
Montecatini'den her gün yerel tren ağıyla Floransa'ya, Lucca'ya, Pisa'ya gittik muhteşem bir Toscana turu oldu, hepsi ayrı bir yazı konusu.
Montecatini'de kaldığımız 4 gece boyunca 1 akşamı yukarıda anlattığım gibi geçirdik, 1 akşam çok geç saatte Floransa'dan döndük, 1 akşamı Venedik'ten geç saatte döndük, 1 akşam ise diğer bir yazı konusu olan Montecatini Alto'ya çıktık, muhteşemdi, anlatacağım.
Yorumlar